Realize your constitutional right

with qualified help

Phone

+90 (0) 555 307 56 71

                HIZLA BÜYÜYEN  VE GELİŞEN ÜLKEMİZDE  , ŞEHİR PLANLAMASI VE ALT YAPISI YAPILMADAN – BÜYÜYEN KENTLER.- OLUŞAN OLAGANÜSTÜ YERLEŞİMLERİN YOL AÇTIĞI SORUNLAR ÇÖZÜME KAVUŞTURULMALI- KANAYAN YARALAR  ELBETTEKİ DİNDİRİLMELİDİR.

                  Ülke genelinde yeterli tapulama ve kadastro hizmetleri, toplumun gelişimi ve ketleşmesindeki dengeyi  sağlayamamıştır. Tapu ve mülkiyet hususunda en köklü ve örnek kuruluşlarımızdan biri de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğümüzdür.  Bunun yanında Orman Genel Müdürlüğünün, ülke genelindeki hizmetlerinin tartışılmaması kuşkusuzdur. Tüm yönetim kadrolarının da buna gerekli ilgiyi  gösterdiği,  bu konunun ilgi alanı içinde olan kişilerce de inkar edilemez . Ancak tapulama ve Kadastro hizmetlerinin  yeterli olamadığı gibi süresinin de çok uzadığını kabul etmeliyiz.

Sürecini anlatmak  gereğini gördüğüm  Anayasa mahkemesinde de belli noktalarda değerlendirilen, Esasını bilmek durumunda  olduğumuz  ve kısaca toplumda  sık sık  bahsedilen 2B  konusudur.

                  2B YASAL  DÜZENLEME SÜRECİ 

                  Yasalarımıza göre orman olarak adlandırılan yerler kamu malı niteliğinde olmaları itibariyle  özel mülk olamazlar. Bu itibarla da buraların tapulaması yapılamaz. Bu konu tapulama komisyonu  işlemlerine,  buna itirazen tapulama mahkemelerine açılabilecek davalar  kapsamı dışındadır.

1970 yıllarda 1255 sayılı kanunla anayasada yapılan değişiklik sırasında Anayasanın 131. Maddesi değiştirilmiş. Sonradan anayasaya uyumunu teminen 1973 yılında 1744 sayılı Orman kanununun 2.mad. yapılan değişiklikle, 1961 yılından önce bilim ve fen yönünden  ORMAN NİTELİĞİNİ KAYBETME  VASFINDAKİyerlerin  kanunun öngördüğü şartlarda haiz  olanların  ORMAN DIŞINA ÇIKARTILMASI öngörülmüştür.  Yani orman yasasında anayasa doğrultusunda değişiklik yapılmış . Orman dışına çıkartılan yerlerin, Özel mülkiyete konu olabileceği, Dolayısıyla da bunların TAPULAMAYA TABİ OLMASININ YOLU  AÇILMİŞTIR.  ( Anayasanın yürürlüğe girmesinden önce yanarak orman vasfını, niteliğini kaybetse dahi  bu vasıftaki  yerler  bundan istifade edemez. Bular yine orman niteliğindedir. ÖZEL MÜLK OLAMAZ.)  Ancak tapulamaya tabi olan yerler, tapulama kanunu hükümleri uyarınca eski hukuki kayıtları, zilyetlik vs şartlarını taşıyanların maliklerine tespit ve tescil edilme işlemleri ikmal edilmişse de  çeşitli sair nedenlerle  (örnek) Toprak Tevzii komisyonlarınca ilk maliklerine  tahsis suretiyle verilmiş. Bilahare muhtelif kişilerce iktisap olunan ve tedavül eden bir bölüm  yerler keza  Tapulu yerlere katılarak zilyetlik yoluyla kullanılan yerlere için yapılan itiraz ret edilince ,onunla birlikte  eski hakkında kaybı gibi ve sair sıkıntılar bir türlü giderilememiştir .

6831 Sayılı kanunla da ormanların  belirlenmesi ile ,kadastrosunun (tahdit) ve haritasının yapılması yolundaki  orman kadastro işlemleri de ayrıca yürütülmüştür.

                 YASAL DÜZENLEMELER NEDENİYLE  ANAYASA MAHKEMESİ’NCE YAPILAN  YARGISAL DENETİM AŞAMASI :

                   Anayasa’mızın 169 Maddesi açıktır. Tartışılacak Hali de yoktur. Kısaca tüm ormanların gözetiminin devlete ait olduğunu, Orman alanlarının korunması tespiti genişletilme   şekil ve şartlarını düzenlerken  1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yerlerin, Toplu yerleşim alanlarının orman sınırı dışına çıkartılacağını ön görerek Anayasanın 170 Maddesine uygun olarak burada yasaya halkın kalkınması, yararlanması, yerleşimi, onların istifadelerine tahsis edilmesi ve bununla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür. Keza orman niteliğini yitiren bu itibarla da orman dışına çıkartılan yerlerin,Oranın insanı olduğu,  orada oturduğu belirlenmeden,  zilyedlik, Haricen devir ve sair surette hak iddia edenlerin, Tahsisi veya satılması ANAYASAYA,VE ONA BAĞLI OLARAK DÜZENLENEN  ORMAN HALKINI, KÖYLÜSÜNÜ KORUYAN YASALARA AYKIRILIĞI gibi gerekçelerle ilgililerine satımı ve bu nedenle vergiye tabi tutulmaları ilgili düzenleme yüksek mahkemece’de haklı bulunmayarak,  iptal  edilmiştir.

                  HAZİNE ADINA ORMAN DIŞANA ÇIKARTILAN ALANLANLARA – ÇÖZÜM– ADİL BİR ÇÖZÜM – ELBETTEKİ YÖNETİMLERİN GÖREVİDİR.      

                  Söz konusu arazi  mağdurlarının  bu hakları  çok yönlü ve değişkendir.   Birinci gurupda olanlar; orman alanı sayılması nedeniyle tapuları iptal edilmiş olanlar ve arazisi  orman dışına çıkartılırken, herhangi bir nedenle bu hakları ihya edilmeden ,arazileri orman dışına çıkartılarak, hazine adına kayıt edilenlerdir. İkinci gurupta olanlar ise,hazine adına orman alanından çıkartılan yerleri haricen satın alma ve sair suretlerle iktisap ederek kentleşen beldelerde, kendi yerleşimlerini fiilen kuran kesimlerdir.  Örnek ve emsali dünyanın hiçbir yerinde  yoktur. İmkansızı gerçekleştirerek, yeni yaşam alanları yaratılmıştır.. Her türlü hizmet (yol, su, elektrik, telefon, doğalgaz, internet ) den istifade ettirilmiş. Mülkiyet hakkı esirgenmiştir . Sorun bunlara adil çözümlerin üretilmesindedir.

Yapılacak düzenlemelerle  her iki gurup mensubu  insanları, taşınmazları yasal güvencelerle  korunarak, sosyal devlet   işlevinin  adil ve sağlıklı bir biçimde yerine getirilmesi  tüm gurupların  beklentisidir.

                     03.07.2011 

                     Av. Yılmaz  Aydın