Realize your constitutional right

with qualified help

Phone

+90 (0) 555 307 56 71

Hukukta genel ilke kanunlar makabline şamil olamaz. Nitekim medeni kanunumuzun mer’iyet ve şekli hakkındaki kanunun birinci maddesi bu hükümle başlamıştır . Ancak unutmamalıyız ki miras hukukumuzda tatbikatta bu husustaki tereddütler devam edegelmiştir Yüksek mahkememiz de istikrar ve yeknasaklığın sağlanması için muhtelif kararlar verilmiştir . (Güncel oluşu nedeniyle ) MİRASIN İNTİKALİ, MURİSİN ÖLÜM TARİHİNDE YÜRÜRLÜKTE OLAN YASA HÜKÜMLERİNE GÖRE BELİRLENİR.

Y.3.HD.E: 2009/18641 K: 2010/1568 T: 08.02.2010

Yorumlayacağımız Feraiz ve İntikal hükümleri nedeniyle kaynak eser olarak yararlandığım, Unutamadığım kıymetli hocam merhum Prof. Dr. Ferit H. SAYMEN, Temyiz Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesi Reislerinden A. Himmet BERKİ ve ESAT ŞENER’i rahmetle anıyorum.

İslami Hukukta (feraiz) de zümre söz konusu değildir. Ferdi bir sistem vardır. Herkesin durumu, ölene yakınlığı ve diğer özelliklerine göre çeşitli ihtimaller içinde değerlendirilmiştir. Şunu da belirtelim ki bu hükümler feraiz sistemin de mülk ile o nitelikte sayılan taşınmazlarda uygulanır. Başka bir anlatımla feraiz mülk sayılan mirasta tespit olunan, verilen paydır. Arazide ise TEVZİİ İNTİKAL uygulanır. Ayrıca bu sistemde dinlerini değiştirenler, soylarıyla irs ve ilişkileri kesilmiş olduğundan mirasçılık haklarını kaybederler.

Yine eski hukukumuzda miras hükümlerinden söz ederken FERAİZ AHKAMI ve TEVZİİ İNTİKAL kanunlarına göre intikal işlemlerinin yapılacağını belirtelim.

Eski hukukumuzda füruun mirasçılığı (Nisa Sûresi)nin 8 ayetine istinat ile (mirasınızı paylaşırken yakınlarınızı rızklandırın) emri doğrultusunda, erkeğin hissesi kızın iki katı kadardır, Ölçüsünü koymuştur. Erkek evladı olmayanların kızlarının durumu da üç ihtimal dahilinde değerlendirilmiş. Ayrıca erkek evladın kızlarının durumları da çeşitli varsayımlarla belirtilmiş. Ana ve baba bir kız kardeşler, Baba bir kız kardeşlerin miras ve pay durumları ayrı ihtimallerle değerlendirilmiştir.

Arazide durum daha farklıdır. Arazi beş bölüm olarak değerlendirilmiştir. MÜLK ARAZİ – METRUK ARAZİ – ARAZİİ MEVAT – ARAZİİ MEVKUFE – ARAZİYİ EMİRİYE. Bu arazilerin niteliklerine göre intikalinde de erkek ve kız evlat arasındaki farklılık muhtelif varsayılarla ve oranlarla ferdi intikaller değerlendirilmiştir.

Keza fürunun mirasçılığı ile birlikte ana ve baba yada intikali gereken miras , mülkte ve arazide füruda olduğu gibi ayrı ayrı varsayımlarda değerlendirilmiştir. Keza kardeşlerin mirasçılığı da aynı ilkelerle değerlendirilmiştir. Velhasıl zevcin zevcenin nihayet
Devletin (Beytülmalın) mirasçılığı aynı ilke doğrultusunda düzenlenmiştir.

Ayrıca belirtmek zarureti vardır ki, Medeni hukukta pay veya hisse olarak ifade edilen değerler, pay miktarları, eski miras hukukumuzda; Nısıf- Rubu- Sümün- Sülüsan- Sülüs- südüs diye tabir edilen oranlar (nisbetler) olarak ifade edilmiştir.

Araziler hususunda da , Arazinin vasfına göre pay oranları değişken ve farklıdır.

1- Milli ve mevkuf arazinin intikali ,
2- Musakkafat ve müstegallatı vakfiyenin intikali
3- Son tevsii intikal kanunu (21 Şubat. 1328) Medeni Kanununa kadar devam etmiştir.

Sonuç olarak çok uzun bir süre bu topraklara hitap eden eski hukukumuzda bugün dahi düşünemediğimiz bir ustalıkla karışık bir sistem içerisinde Osmanlı imparatorluğu devasal mülklere ve topraklara hükmetmiş, bunları kayıt altına almıştır. Bunun sonucu büyük bir ferman ve vakıf külliyesi oluşurken, insan unsuru, insan olarak mülk kadar önemsenmediğinden eski hukukumuzda mülkün yanında nüfus kayıtlarına beklenen özen ve öneme ihtiyaç hissedilmemiştir.

Bunu üzülerek de olsa dile getirerek belirtmek isterim. Bu hususları benimle paylaşmayanlara, azınlık vatandaşlarımızın kilise, vaftiz kayıtları ile en eski ve derli toplu nüfus kayıtlarımızın bulunduğu Fatih Nüfus müdürlüğü, Eminönü Nüfus müdürlüğü, veya Şişli Nüfus müdürlüğü … vs gibi nüfus müdürlüklerinden, tüm vatandaşlarımızın imkanları var ise, nüfus kayıtlarının mevcut olduğu defterleri görmelerini öneririm.

 

24.09.2011

Av. Yılmaz Aydın